182 Okunma

Kimlik derdimiz

0

DEĞİŞ TONTON MİSALİ

-Kimliği Çingene. Türkler arasında bu kimlikle aşağılanacağını bildikleri için kendilerini başka kimliklere, hatta dinlerini dahi gizleyenler var.

Bunlarla karşılaştım ve şok olmuşluğum var. Üzücü tabi. Oysa ki, Çingeneler dünyanın en güzel halklarındandır.

-İnancı Alevi. Alevi olduğu halde, önce ülkedeki, baskıcı rejimin verdiği alışkanlıkla kimliğini gizlemek zorunda kalınmıştır. Sonra bu git gide asimilasyona dönerek Sünniliğe geçişi hızlandırmıştır. Fakat Avrupa’nın ortasında Alevi inancında olup, bunu gizleyenlerle de karşılaştım. Hatta abartıp turbana girenleri de gördüm.

Oysa Alevilik Hümanist bir inançtır. İnsanı incitmekten kaçınır. ‘Benim Kâbe’m insandır’ der. Çarşaf, turban, çador (bir tür çarşaf) ve benzeri şeylerle örtünmez. Bu ne Alevi Türklerde, ne de Alevi Kürtlerde, ne de Alevi Araplarda yoktur. (Şii’ler kapanır!)

-Kimliği Kürt. Kürt olduğu halde, Türk’müş gibi yaşayanlarda azımsanmayacak sayıda. Bu tutum genelde çıkar ilişkilerinden kaynaklanıyor. Alış verişte müşteri kesimi Türk ise derhal Türk olunur veya Belçika’da yaşayan şu ünlü Türkiyeli kadın siyasetçi gibi, Belçikalı olunur!

Oysa Kürtlük renkli bir kimliktir. Özünde farklı inançtan inanları da barındırır. (Ezidiler, Aleviler gibi.) Asırlarca bastırılmış, katledilmiş, topraklarında yabancılaştırılmaya çalıştırılmış fakat buna hep karşı durmuş, dinamik bir halktır. Demem o ki, kimliğini gizleyen Kürtlerle de karşılaştım.

-Kimliği Türk. Türk olduğu halde, Avrupa’da doğmuş, Avrupalılarla büyümüş. Onlardan biri olmuş çok kişi vardır. Öyle ki, Türk kimliğinden rencide olup, bu kimliği ret edenler, kendilerini artık Avrupa’nın hangi ülkesindeyse oranın öz vatandaşı olarak görenlerle de epey karşılaştım. Oysa ki, omurgayı dik tutup, kimliğine sahip çıkmak varken. Yukarıda adını vermediğim, kendini Belçikalı olarak gören, tanıtan ve kısa zaman önce Türkiyeli olmaktan resmi olarak da vazgeçen siyasetçi gibi, Avrupa’nın, ülkemiz üzerinde oynadığı oyunları görüp, buna destek vermek olur mu?

Sonuç: Kimliği, inancı ne olursa olsun, onu olduğu gibi kabul etmediğimiz sürece, birbirimize sahip çıkmadığımız sürece, güçlü ülkeler bizleri daha çok parmağında; Kürt, Türk, Alevi, Sünni, Sağ, Sol, Evet, Hayır vs… diyerek oynatacaklar.

Ülke topraklarımızda yaşayan bütün kültürleri, halkları, renkleri olduğu gibi, onları farklılaştırmadan sahiplenmeliyiz. Bari bundan sonra yapalım bunu. Yukarıdaki tablo da çoğalmasın, uzayıp gitmesin. Haksızlıklara karşı duralım.

KENDİMİZE GELELİM. YOKSA ONLAR BİZE GELECEK.

Sevim Ünal

Antwerpen-Belçika

11-08-2017

SOSYAL MEDYA"DA PAYLAŞ:

Yorum Yap

Sevim ÜNAL