936 Okunma

Özgür Şahin, Mehmet Turan Tansal ve diğer adaylar…

0

Türkiye’de sol partilerin kongrelerini oldum olası sevmişimdir.

Bu kongredelerde sağ partilerde olduğu üzere sandalyeler değil; fikirler havada uçuşur.

Sol kongrelerde politika üretilir, sorunlar tespit edilmekle kalmaz, taraflar çözüm önerilerini sunarlar. Kongre katılımcıları da bu çözüm önerilerinden akıllarına yatanı seçerler göreve, kişilerin önemi kalmaz.

Tabii bu söylediğim ne yazık ki, Cumhuriyet Halk Partisi kongreleri için geçerli olmuyor.

Cumhuriyet Halk Partisi kongrelerinde adaylar projelerinden, politik tavır ve duruşlarından, sorunlara karşı çözüm önerilerinden ve hatta yerel siyasete bakış açılarından bahsetmeden, sadece çay kahve muhabbetleri ve tartışma kültüründen uzak bir şekilde seçimlere hazırlanıyorlar.

Delegeler de kendilerine mevcut yönetici adaylarını karşılaştırma fırsatı sunulmadığı için sevdikleri/sempatik buldukları adaya oy vermek zorunda kalırlar.

Oysa düşünsenize, Cumhuriyet Halk Partisi hazır kongre sürecinde iken, mesela bir ilçe yönetimi için aday olan kişilerin birlikte bir delege toplantısı düzenlediklerini ve orada fikirlerini hem diğer adayın hem de delegelerin tartmasına izin verse güzel olmaz mı?

Bugün bir cep telefonu dahi satın alacağımız sırada, aklımızdaki telefonların özelliklerini karşılaştırıp, en iyi bulduğumuzu seçme hakkımız varken, bir dönem boyunca yaşadığımız ilçeyi/ili partimiz adına yönetecek, bizleri temsil edecek adayları ve onların fikirlerini, projelerini, politikalarını karşılaştırabileceğimiz bir platform bulunmamakta.

Bizim adaylarımız, delegeleri çay bahçelerinde, mahalle kahvelerinde toplayıp kendilerini anlatmaktan öteye neden geçemiyor?

Keşke, adaylar deseler ki, gelin delegeleri/üyeleri çağıralım, birlikte onlara kendimizi/ yapmak istediklerimizi anlatalım, böylece hem partimize hem de delegelerimize bir katma değer sağlamış olalım fena mı olur?

Mesela, Nilüfer’de bu neden olmasın?

İki tane çok kıymetli adayımız var, muhakkak ki ikisinin de partimiz ve ülkemiz adına çok başarılı olacakları projeleri, politik düşünceleri, sorunlara dair çözüm önerileri var.

Ancak bizim bu iki adayı aynı anda yan yana görerek, dinleme; onları iki rakip aday olarak değil de, partisi ve ülkesi için hizmet etmeye can atan iki dost olarak delegelerin ve üyelerin karşısında fikirlerini açıklamalarını, görme şansımız yok.

Bence bu şans, belki de hak, parti delegelerine ve üyelerine verilmeli, hatta böyle bir gelenek oluşturulmalı.

Özellikle yerel sorunların ortak akılla çözüleceği; parti içinde bir yarış, kamplaşma değil de birlikte hareket edebilmenin temellerinin atılacağı bir buluşma olur, bunu yapan örgüt de çok başarılı bir taban yakalamış anlamına gelir.

Dilerim, bu kongre sürecinde, böylesi devrimci bir duruşu sergileyecek adaylarımız olur, birbiri ile yan yana gelmekten çekinen adaylar yerine birlikte delegenin ve üyenin karşısına çıkma, fikirleri tartıştırabilme özgüvenine sahip adaylarımız olur da, sadece oy kullanılan bir kongreden öteye; fikirlerin havada uçuştuğu, politika üretilen bir kongre süreci yaşayabiliriz.

Olur mu?

Göreceğiz. Ama kesin olan şudur ki, kongreden önce delegelerin ve üyelerin karşısına birlikte çıkma, onların önünde fikirlerini yarıştırma hevesinde olan bir ilçe/il örgütü hiçbir zaman kaybetmez.

SOSYAL MEDYA"DA PAYLAŞ:

Yorum Yap

Onur Karabıyık