127 Okunma

‘Rıza Sarraf’a da ne istediyse verdiniz’

0

‘Rıza Sarraf’a da ne istediyse verdiniz’

Erdoğan’a “Sarraf’a da ne istediyse siz verdiniz” diye seslenen Kılıçdaroğlu, 17 Aralık sürecinde ortaya çıkan bir MİT raporunu hatırlattı, “Her şeyden başından beri haberin vardı” dedi
ABD’de devam eden davada AKP hükümetiyle rüşvet bağlantılarını itiraf eden Rıza Sarraf üzerinden Cumhurbaşkanı ve AKP Lideri Erdoğan’a seslenen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Sarraf’a da ne istediyse verdiniz siz. Bakan istedi bakan verdiniz, rüşvet istedi rüşvet verdiniz” dedi.

AKP kurmaylarının geçmişte ‘hayırsever’ dediği Sarraf’ı şimdi ‘casus’ ilan etmesini de eleştiren Kılıçdaroğlu, “Devletin bütün sırlarını götürüp Sarraf’a teslim ettiler” diyerek 17-25 Aralık operasyonlarından 9 ay önce MİT tarafından dönemin Başbakanı Erdoğan’a gönderilen bilgi notunu hatırlattı.

‘Devlet sırları satıldı’
Erdoğan’a “Rıza Sarraf’a devlet sırrı niteliğindeki belgeleri kim verdi?” diye soran Kılıçdaroğlu “Salıya kadar açıklamazsan ben açıklayacağım” demişti. Kılıçdaroğlu partisinin 5 Aralık Dünya Kadın Hakları Günü nedeniyle Ankara Arena Spor Salonu’nda düzenlediği Eşitlik ve Adalet Kadın Buluşması‘nda konuyu gündeme getirdi.

Grup toplantısını burada gerçekleştiren CHP Lideri, gizli kalması gereken bilgileri temin ettiği gerekçesiyle Sarraf’ın malvarlığına el konulmasına karar verildiğini hatırlattı. Sarraf’a geçmişte bakanların devlet sırlarını verdiğini ve devletin bilgilerinin satıldığını öne süren Kılıçdaroğlu savcıları göreve çağırdı.

‘Bülbül gibi ötünce hain oldu’
Kılıçdaroğlu, Sarraf’ın geçmişte devlet protokolünde müsteşar ve genel müdürlerin önünde yer aldığını, yandaş medyada Türk bayrağının önünde röportaj verdiğini, plaketlerle ödüllendirildiğini, ABD’ye kendisi için iki kez nota verildiğini hatırlattı ve “Bununla yetinmediler, bir rüşvetçiye plaket verdiler. Rüşvet alan bakanları AKP milletvekilleri akladı. Yüce Divana gitmesini engellediler” dedi.

Kılıçdaroğlu, “Sarraf bülbül gibi ötünce vatansever olmaktan çıktı, hain oldu. Tıpkı FETÖ gibi, aynı menzile yürüyorlardı. Şimdi düşman oldu. Sarraf’a da ne istediyse verdiniz. Bakan istedi, verdiniz. Her şeyi para karşılığında yaptınız” diye konuştu.

‘Önüne yatarım’ hatırlatması
17 Aralık soruşturma tapelerinde dönemin içişleri bakanı Muammer Güler ile Sarraf arasında geçen konuşmayı okuyan Kemal Kılıçdaroğlu, MİT ve Emniyet tarafından takibe alındığından endişe eden Sarraf’a Güler’in verdiği ‘önüne yatarım’ karşılığını hatırlattı.

Kılıçdaroğlu, şu ifadeleri kullandı; “Bir şeyin olursa ben senin önüne yatarım diyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin İçişleri Bakanı söylüyor. Bakana diz çöktürmüş, neyle parayla. Devletin sırlarını öğreniyor, neyle? Parayla. Sarraf’ın rüşvet dağıttığı birisi de [Halkbank eski Genel Müdürü] Süleyman Aslan. Buna da Erdoğan sahip çıktı. Ayakkabı kutusunu evde tutup içine dolarlar koyan müdüre Erdoğan ne diyor: ‘Banka genel müdürünün dürüstlüğünden şüphem yoktur’. Sormuyor ya arkadaş, kendi bankası dururken evde ayakkabı kutularının içine dolarları niçin istiflesin?”

MİT raporunda Sarraf uyarısı
Rıza Sarraf’ın ABD’deki ifadelerinin ardından casusluk sebebiyle İstanbul savcılığınca soruşturulmaya başladığına dikkat çeken Kılıçdaroğlu, 17 Aralık sürecinde de basına yansıyan bir MİT raporunu açıkladı.

Notun 17-25 Aralık’tan 9 ay önce olduğuna dikkat çeken CHP Lideri, şöyle devam etti; “Rıza Sarraf’ı da izleyen bu devletin saygın kurumları var. 18 Nisan 2013 tarihinde dönemin başbakanı Erdoğan’ın önüne bilgi notu bırakılır, konusu Rıza Sarraf’tır. MİT, üç sayfalık bilgi notu bırakır. Yapılan tüm sahtekârlıklar anlatılır. İran’a yönelik ambargoya rağmen, İranlı şahısların para transferini gerçekleştirmesi bağlamında, Sarraf’ın yakın gelecekte ABD tarafından yasaklı kişiler listesine dahil edilebileceği, Türkiye-ABD ilişkilerinde sorun yaşanabileceği; Ekonomi bakanı Çağlayan ve Bakan Güler ile ilişkisinin ortaya çıkması halinde hükümet aleyhine kullanılabileceği notta belirtilir.”

Erdoğan’a: Dosyayı kapattın
Bu hatırlatmanın ardından Erdoğan’a seslenen Kemal Kılıçdaroğlu, “Bu sahtekârın yaptığı dolandırıcılık devletin en hassas kurumu tarafından senin önüne konuldu. Sen ne yaptın? Sen bu dosyayı kapattın. Sen sahtekârlığı görmezden geldin. Şimdi casusmuş efendim, e zaten casus, zaten sahtekâr. Bu bilgileri kim verdi? Bu bilgilerin tamamını senin bakanların, yani senin hükümetin verdi. Senin hükümetin Türkiye Cumhuriyeti’ne ihanet etti. Bütün sırlarını götürüp Sarraf’a teslim ettiler. Erdoğan diyebilir ki ‘Sarraf beni kandırdı’. Tıpkı FETÖ beni kandırdı gibi. Valla söylüyorum Erdoğan, Sarraf seni hiç ama hiç kandırmadı. Bütün olaylardan senin ta en başından beri haberin vardı” dedi.

‘Dosyayı yeniden açalım’
Başbakan Binali Yıldırım’a da seslenen Kılıçdaroğlu, “Mademki savcılık soruşturma açtı. Gel, parlamentoyu harekete geçirelim. Gelin dosyayı yeniden açalım, soruşturma komisyonu kuralım. Bu olayı Amerikan yargısı değil biz çözelim. Biz kendi pisliğimizi kendimiz temizleyelim” diye konuştu.

***

‘Eniştenin vergi cennetinde şirketi var mı?’

Man Adası belgelerinin de peşini bırakmayan Kemal Kılıçdaroğlu, Erdoğan’a bir soru daha yöneltti. Kılıçdaroğlu, “Sevgili Erdoğan doktoru yanına al. Enişten Ziya İlgen’in Man Adası’nda şirketi var mı? Enişte Man Adası’nda niye şirket kurdu? Bu şirketin sermayesi nedir?” diye sordu.

Kılıçdaroğlu, daha önceki grup toplantısında Sıdkı Ayan tarafından Man Adası’nda kurulan daha sonra Kasım Öztaş’a devredilen Bellway adlı şirketle Erdoğan’ın oğlu Burak Erdoğan, kardeşi Mustafa Erdoğan, eniştesi İlgen, dünürü Osman Ketenci, özel kalem müdürü Mustafa Gündoğan arasında sadece 20 gün içerisinde 15 milyon dolar para transferi yapıldığına dair dekontlar göstermişti.

Kaynak: https://www.birgun.net/haber-detay/riza-sarraf-a-da-ne-istediyse-verdiniz-194160.html

SOSYAL MEDYA"DA PAYLAŞ:

Yorum Yap

Lorem Ipsum is simply dummy text of the printing and typesetting industry. Lorem Ipsum has been the industry's standard dummy text ever since the 1500s, when an unknown printer took a galley of type and scrambled it to make a type specimen book. It has survived not only five centuries, but also the leap into electronic typesetting, remaining essentially unchanged. It was popularised in the 1960s with the release of Letraset sheets containing Lorem Ipsum passages, and more recently with desktop publishing software like Aldus PageMaker including versions of Lorem Ipsum.